Haber Odası ve Medya GLEIF Blog

Tüzel Kişi Kimlik Kodu Haberleri: Mayıs 2017 Güncellemesi

Global Legal Entity Identifier Foundation, Tüzel Kişi Kimlik Kodunun benimsenmesine ilişkin en son global gelişmelere genel bir bakış sunuyor


Yazar: Stephan Wolf

  • Tarih: 2017-05-19
  • Görünümler:

Şubat 2017'de, Data Management Review, ‘Driving Business Value Out of the Legal Entity Identifier’ başlıklı blog yayınında, ilgili Webinarında da belirtilen aşağıdaki görüşleri ifade etmiştir: “Legal Entity Identifier (LEI) hem kullanışlı hem de benzersiz, kesin ve kalıcı bir tüzel kişi kimlik kodu olmakla birlikte, menkul kıymetler gibi diğer veri grupları ile entegrasyonu durumunda hem operasyonel hem de ticari yararlar sağlayabilir.” Kuruluşların LEI'nin diğer veri grupları ile entegrasyonundan ne tür yararlar sağlamayı beklediklerini soran bir anket “kayda değer operasyonel ve ticari yararlar beklentisi olduğunu göstermiştir.”

Entegrasyonun sonuçlarını tartışan bir Webinar katılımcısı, risk yönetimi için risk veri kümelerinin kesinliğinin artması; ‘müşterini tanı’ (KYC), müşteri kabul ve kara para aklama ile mücadele açısından gelişmiş durum tespitinin desteklenmesi; daha sonra ise hangi tüzel kişilerin gelirde öncü olduğu hakkında stratejik pazarlama bilgilerinin sağlanması potansiyeline dikkat çekmiştir. “LEI ile menkul kıymetler arasında bağlantı kurulması suretiyle bir tüzel kişinin sermaye yapısının net bir görünümünün elde edilebileceği” de belirtilmiştir. “Veri modelleri oluşturan kuruluşların LEI'leri dahil etmeleri kritik öneme sahip olacaktır. Bunun amacı kapsamdan ibaret olmayıp LEI'nin değer bazında kullanım durumları için benimsenmesine yöneliktir.”

Global Legal Entity Identifier Foundation (GLEIF), maliyetlerin kısılması, operasyonların kolaylaştırılarak hızlandırılması ve global piyasa konusunda iç görü kazanılması açısından LEI'nin geniş çapta benimsenmesinin piyasa katılımcılarını güçlendireceği konusunda tümüyle hemfikirdir. Açık, standartlaştırılmış ve yüksek kaliteli LEI verilerinin kullanıma sunulması ile ortaya çıkacak potansiyel yararlar, LEI'nin benimsenme oranı doğrultusunda artabilir. Dolayısıyla, dünyanın her yerindeki işletmelere mesajımız: Bir LEI alın ve işinize yaramasını sağlayın.

Paydaşların LEI uygulamasıyla ilgili global gelişmeleri takip edebilmelerini kolaylaştırmak için, GLEIF Blogu yoluyla ilgili güncellemeleri sağlamaktayız. Bu blog yayını, 2017'nin başından beri takip edilen LEI haberlerini özetlemektedir.

Bu blogda alıntı yapılan kaynaklar aşağıda 'ilgili bağlantılar' bölümüne dahil edilmiştir.

Afrika: Güney Afrika'da tezgah üstü türev ürünler için teklif edilen merkezi raporlama gereklilikleri

Nisan 2017'de, Insurance Gateway, Güney Afrika Menkul Kıymet Hizmetleri Kayıt Makamının ikinci kamuoyu görüş alımı için yeni bir İşlem Raporlama Yükümlülük Kurulu Bildirimi taslağı yayınladığını bildirmiştir. Tezgah üstü (OTC) türev ürün ortamının dönüştürülmesi için, uyumlu bir raporlama çerçevesinin oluşturulması önemlidir. Bu “düzenleyici makamların görevlerini yerine getirirken kapsamlı bir görüşe sahip olarak OTC türev ürün pazarlarındaki riskleri izlemeleri için temel sağlayacaktır. Bu doğrultuda, Güney Afrika Düzenleyici Makamları bu hedeflere ulaşılmasını görev bilmektedir”. Güney Afrika Merkez Bankası, Finansal Hizmetler Kurulu ve Devlet Hazinesi temsilcilerini içeren bir çalışma grubu aracılığı ile, merkezi raporlama çerçevesinin uygulanması için gereklilikler taslağı teklif edilmiştir. “Ticari işlem raporlama yükümlülükleri bildirimi, kamuoyunun görüşünün alınması için ilk olarak Temmuz 2015'te yayınlanmıştı ve Temmuz 2016'daki istişare sürecinde yorumlar alınmış fakat yayınlanmamıştı.” İkinci taslak, diğer hususların yanı sıra, raporlama gerekliliklerinin uyumluluğu açısından temel önem taşıyan LEI'leri, benzersiz işlem tanımlayıcılarını (UTI) ve benzersiz ürün tanımlayıcıları (UPI) içeren rapor edilecek bilgi ve veri alanlarını belirtmekte ve tanımlamaktadır. Ticari işlem raporlama yükümlülüklerinin uygulamaya konulmasını hızlandırmak amacıyla “bu, uygulama için 2017'nin ikinci yarısının teklif edildiği, Temmuz 2016'da yayınlanan açıklayıcı memorandumda teklif edilen zaman çizelgesine istinaden yerine getirilecektir”.

Asya: Mali Piyasalar Komitesi ve Bank Negara Malaysia, onshore finans piyasasını geliştirmek için ikinci girişim serisini başlattı

Nisan 2017'de Public Now, Mali Piyasalar Komitesi (FMC) tarafından yapılan bir açıklamayı yayınladı. Buna göre, FMC ile Bank Negara Malaysia (BNM) “piyasaları daha da genişletmek ve derinleştirmek amacıyla onshore finans piyasasının gelişimini aktif olarak izlemekte ve gözden geçirmektedir. FMC, adil ve etkin bir finans piyasasını teşvik edecek, tahvil piyasası likiditesini artıracak, risk önleme faaliyetlerini kolaylaştıracak ve aynı zamanda şeffaflığı ve piyasa bilgisini geliştirecek bir dizi girişimi duyurmaktan memnuniyet duymaktadır.” Bu girişimleri desteklemek için, “bilgi raporlama ve yerleşim altyapısı, daha fazla şeffaflık kazandırmak ve onshore finans piyasasının izlenmesini kolaylaştırmak üzere geliştirilecektir.” Bu kapsamda, LEI tahsis eden bir kurumun – aynı zamanda Yerel İşletim Birimi (LOU) olarak da anılmaktadır– “LEI'yi benimsemesi ve yönetmesi öngörülmektedir. Ayrıca LEI entegrasyonu ve daha liberal bir finans piyasası ortamında izlemenin kolaylaştırılması amacıyla, ilgili raporlama sistemi geliştirilecektir.” FMC açıklamasında belirtilen girişimlerin 2 Mayıs 2017'de yürürlüğe girmesi öngörülürken, “finans piyasası altyapısının geliştirilmesi girişimi kademe kademe uygulanacak olup 12 - 18 aylık bir dönemde tamamlanması beklenmektedir.”

Avrupa Birliği: Avrupa Merkez Bankası, kuruluşlarca daha fazla verinin daha hızlı ve daha düşük maliyette otomasyonuna olanak tanıyacak bir altyapı kurmayı teklif ediyor

‘The Next Frontier in Data Management Responses to Regulation’ başlıklı blog yayınında (Mart 2017) Data Management Review, Avrupa Merkez Bankası (ECB) genel istatistik müdürlüğü kıdemli danışmanı Francis Gross'un sözlerini alıntıladı. Francis Gross şu hususları ifade etti: “Düzenleyiciler giderek daha büyük veri sistemleri kurmakta ve bunları neredeyse gerçek zamanlı daha fazla granüler verilerle beslemektedir. Bunun nedeni, verinin net bir risk görünümü sunacak şekilde yeterince hızlı kümelenemediği 2008 mali krizinden alınan derslerdir.” Gross sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüzel kişilerin dijital temsili gibi alanlarda düzenleyicilerin daha cesur ve öncü olduklarını görmeliyiz. Sözleşmelerin de ilerleme kaydetmesi gerekmektedir. Raporlama gereklilikleri arttıkça, sektör üzerindeki yükü azaltmanın tek yolu, kuruluşların daha fazla veriyi daha hızlı ve daha düşük maliyette teslim etmelerinin otomasyonuna olanak tanıyacak altyapının kurulmasıdır.” Gross sözlerini söyle tamamladı: “LEI, standart bir tüzel kişi tanımlayıcı sağlayarak bunu desteklemektedir. Aynı şeyi sözleşmeler için de yapmalı, ardından yasamayı harekete geçirmeli ve düzenleme uyum maliyetini asgariye indirgemeliyiz.”

ECB İcra Kurulu Üyesi Benoît Cœuré, 28 Mart 2017 tarihinde düzenlenen ‘Granüler Veri için Global Standartlar Oluşturma: Zorluğun Paylaşılması’ konulu üçüncü atölye çalışmasında şu yorumda bulundu: “En büyük türev aktivitesine sahip yetki bölgeleri, rapor edilebilir türev işlemleri taraflarının LEI sahibi olmasını zaten öngörmektedir”. Örneğin, kimin kime sahip olduğu hakkında ilişki verilerinin dahil edilmesi ile “LEI zenginliği geliştirilecek” olmakla birlikte, “yetki bölgeleri genelinde LEI'nin daha yaygın kullanımının teşvik edilmesinin daha da önemli olduğu” hususuna dikkat çekti. Bu bakımdan, Avrupa Birliği (AB) “LEI'ye atıfta bulunan ve kullanımını zorunlu kılan çok sayıda yönetmelikle, bugüne kadar tahsis edilmiş LEI'lerin yaklaşık %60'ını temsil ederek iyi örnek olmaktadır. Yeni yönetmeliklerde zorunlu benimseme yoluyla diğer yetki bölgeleri de LEI'den daha fazla yararlanmalıdır.”

Birleşik Devletler: Finansal Araştırma Ofisi, LEI'nin yaygın olarak benimsemesinin önemini tekrarladı

ABD Hazine Bakanlığı Finansal Araştırma Ofisi (OFR), 2017'nin ilk aylarında finans verilerinin raporlama ve toplanmasının standartlaştırılması açısından LEI'nin yaygın biçimde benimsenmesinin öneminin vurgulandığı çeşitli yayınlarda bulundu:

  • Promoting Higher Quality and Lower Cost in Financial Regulatory Reporting (Ocak 2017): “Veriler finansa hayat veren kandır ve finansal veri hacmi olağanüstü boyuttadır. OFR personelinin hazırlanmasına yardımcı olduğu 2016 tarihli bir rapora göre, sıradan bir günde dünya genelinde 15 trilyon dolara yakın ödeme işlemi tamamlanmaktadır. Firmalar, işlemleri doğrulamak ve riskleri yönetmek için verilere bağlıdır. Düzenleyiciler, firmaları ve piyasaları gözetim altında tutmak için veriye ihtiyaç duymaktadır. Her ikisi için de yüksek kaliteli veri temel önemdedir. Ancak veri toplamak her zaman pürüzsüz veya verimli değildir. ABD düzenleyici makam sistemi parçalara bölünmüştür. Dolayısıyla, bazı durumlarda firmaların aynı bilgiyi farklı düzenleyici makamlara farklı yollardan rapor etmesi gerekmektedir. Bu verimsiz raporlama yüksek maliyetli olabilmekte ve kaliteyi düşürmektedir. (…) OFR, çeşitli standartlaştırma çabalarında rol almaktadır. (…) Bir tanımlama standardına — LEI — yönelik ortak yaklaşıma karşın düzenleyici makamlar halihazırda başka tanımlayıcılar öngörmektedir. (…) Bu mükerrerlik ve fazladan maliyet, endüstri gruplarının LEI'nin dünya genelinde benimsenmesi için yetkililere çağrıda bulunmasının nedenidir.”

  • Lessons from the Financial Crisis — Eight Years Later (Ocak 2017): “2008'de Lehman Brothers'ın çöküşü veri kalitesinin önemini kanıtladı. Lehman iflas ettiğinde, pek çok piyasa katılımcısı bağlı şirketleri yoluyla Lehman'a maruz kaldığını fark etmedi. Lehman’ın iflası sonrasında endüstri, finansal işlem taraflarının kesin olarak tanımlanabileceği bir sistem arayışına girdi. OFR, LEI sisteminin geliştirilmesi ve oluşturulması için global bir çabaya liderlik ederek, bu hususta sorumluluğunu yerine getirdi. (…) OFR, finansal düzenleyiciler tarafından kullanımını ve daha yaygın benimsenmesini teşvik etmek suretiyle ağın tamamlanmasına yardımcı olmaktadır. Finansal araçlarda olduğu üzere, tüzel kişinin kesin olarak tanımlanmasının önemli bir avantajı, verinin çok amaçlı kullanım için bir kez toplanması ve böylelikle düzenleyici raporlama yükünün daha da azaltılmasıdır.”

  • OFR Müdürü Richard Berner'in Atlantic Council ve Thomson Reuters'in ev sahipliğini yaptığı Şeffaflığın Gücü Konuşmacı Serisindeki ifadeleri (Ocak 2017): “Finans firmalarının aktivitelerini rapor etmelerini öngörmek, fiyat keşfini ve etkin piyasaları geliştiren bir şeffaflık yaratmaktadır. (…) Şimdi bir çözümümüz var: Global Tüzel Kişi Kimlik Kodu sistemi veya LEI, (…) finansal veri standartları açısından bir köşe taşıdır. (…) Yarım milyon LEI halihazırda kullanımdadır ancak dünya genelinde benimsenmesi ve beklediğimiz tüm avantajların elde edilmesi için daha fazla ilerleme gerekmektedir. (…) Avrupa'daki yetkililer bunu öngörüyor ancak ABD'deki düzenleyici makamlar biraz ağırdan alıyor. Hızlarını artırıp daha fazlasını yapmaları gerek.”

  • Breaking Through Barriers Impeding Financial Data Standards (Şubat 2017): “Ortak standartlar olmadan veri yönetiminin endüstriye tahmini maliyeti milyarlarca doları bulmaktadır. (…) LEI sistemi büyüdükçe, endüstrinin kendi bünyesindeki veri tanımlama sistemlerine LEI'yi dahil etmesi ve LEI sistemini yerleştirmesi için gerekli yatırımlara yönelik girişimler de artacaktır.”

  • Toplu Eylem: Finansal Bilgi için Global Altyapı Kurma Sorunsalının Çözümüne Doğru (Collective Action: Toward Solving a Vexing Problem to Build a Global Infrastructure for Financial Information)(Şubat 2017): OFR tarafından yayınlanan bu bildiride, LEI Düzenleyici Gözetim Komitesi (LEI ROC) eski Başkanı Matthew Reed ve LEI ROC eski Başkan Yardımcıları Vice Chairs Bertrand Couillault ve Jun Mizuguchi şu ifadelerde bulunuyor: “LEI deneyimi her derde deva olmasa da, toplu eylem ihtiyacını ve sıklıkla göz ardı edilmekle birlikte giderek bütünleşmesi kaçınılmaz olan finansal piyasa altyapısına odaklanma ihtiyacını ortaya koymaktadır. (…) Buna ek olarak, LEI'nin benimsenmesini zorunlu hale getirmesi beklenen bazı düzenlemeler hayata geçirilmemiştir. LEI'nin gerçekten yaygınlaşmasını sağlayacak ağ etkisinin kendini gösterme olasılığını artırmak için bu zorlukların üstesinden gelmeliyiz.”

  • An Approach to Financial Instrument Reference Data (Mart 2017): “Finansal araçları tanımlayan veriler genellikle karmaşık, eksik ve uyumsuzdur. Bu zaaflar şirketlerin ve yatırımcıların risklerini yönetmelerini, düzenleyici kurumların ise finans firmalarını, piyasaları ve bir bütün olarak finans sistemini gözetim altında tutmalarını engellemektedir. (…) OFR’nin temel taşı LEI projesinde olduğu gibi, OFR’nin finansal araç referans veri tabanı girişimi, veri standartlarının benimsenmesine ve uygulanmasına ve bu standartlara uygun referans verilerinin paydaşlarca kullanılmasına bağlı olacaktır. (…) LEI'nin oluşturulmasından alınan dersler, kamu sektörü ile özel sektör arasında yakın işbirliği ve en üst düzey desteğin öneminin altını çizmiştir.”

ABD Emtia Vadeli İşlem Sözleşmeleri Ticareti Komisyonu: “LEI yenilemeleri gelecekte zorunlu hale getirilebilir”

GLEIF, LEI'lerin zamanında yenilenmesinin önemi konusunda düzenli olarak yorumlarda bulunmaktadır. Yenileme, referans verilerinin (yani, bir LEI ile kimliği belirlenebilen tüzel kişiler hakkındaki kamuya açık bilgiler) LEI tahsis eden yönetici kurum tarafından üçüncü taraf kaynaklara göre yıllık olarak yeniden doğrulanması anlamına gelir. Tüzel kişi, LEI referans verileriyle belirtilen "Sonraki Yenileme Tarihi"ne kadar LEI kaydını yenileyemez veya yeniden doğrulayamazsa bu LEI'nin kayıt durumu "tahsis edilmiş" yerine "zaman aşımına uğramış" olarak ayarlanacaktır. 

Ocak 2017'de yayınlanan Lexology makalesi şu ifadeleri içeriyor: ABD Emtia Vadeli İşlem Sözleşmeleri Ticareti Komisyonu (CFTC) “raporlama ihlallerine yönelik yaptırımlara öncelik vermeye devam etmektedir. 2016 mali yılında CFTC bir önceki mali yıla kıyasla raporlama ihlallerine yönelik olarak iki katı daha fazla yaptırım emri vermiştir. Bu ihlallerden bir kısmı, Dodd-Frank kapsamındaki yeni raporlama gereklilikleri ile ilgiliydi.” Raporlamada bulunan taraflar, takas veri havuzlarına verdikleri raporlarda LEI'lerinin doğruluğundan emin olmalı, “mahremiyet kanunları ve diğer hususların söz konusu olduğu sınır ötesi bağlamı dikkate almalıdır. Her LEI'nin zaman aşımına uğramadığı, geri çekilmediği veya iptal edilmediğinden emin olunmalıdır. LEI yenilemeleri gelecekte zorunlu hale getirilebilir.”

Global etki: XBRL International, hakkında yorumda bulunması için yeni bir LEI taksonomisi yayınladı

2016 yılının Haziran ayında, XBRL belgeleri içinde tüzel kişiye atıfta bulunulmasında tutarlılık oluşturmak için en iyi yolları incelemek ve tavsiyelerde bulunmak üzere XBRL Uluslararası En İyi Uygulamalar Kurulu (XBRL International Best Practices Board) GLEIF ile işbirliği içerisinde bir çalışma grubu oluşturmuştur. XBRL, finansal performans, risk ve uyum bilgisinin dijital raporlamasına ilişkin uluslararası standarttır, bununla birlikte diğer pek çok türdeki raporlama için de kullanılır. Açık XBRL özellikleri, standardı kullanmayı amaçlayan herhangi bir kişi için ücretsiz olarak lisanslandırılır. XBRL, bir iş raporunun yanı sıra tüm şartlar arasındaki ilişkilerde kullanılan raporlama terimlerinin tümünü içeren anlamı yakalayan; taksonomiler olarak adlandırılan yeniden kullanılabilir, yetkili tanımların oluşturulmasına izin verir.

Mayıs 2017'de XBRL International, “paydaşların deneyerek hakkında yorumda bulunması için yeni bir LEI taksonomisini yayınladı. LEI taksonomisi, düzenleyicilerin (ve şirketlerin) XBRL raporlarında LEI'leri kullanmalarına yönelik tek ve tutarlı bir yol sağlamayı amaçlıyor. Kesinleştikten sonra bu taksonominin düzenleyiciler ve standart belirleyiciler tarafından yayınlanan raporlama gerekliliklerine dahil edilmesi amaçlanıyor.” Taksonomi, sunulan LEI'nin GLEIF gerekliliklerine uygunluğunu temin etmek üzere tümleşik bir XBRL formülü içermektedir. Yeni taksonomi hakkında yorumlar ve kullanımına ilişkin ilgili ve tutarlı yol gösterici bilgilerin geliştirilmesine yönelik öneriler beklenmekte olup XBRL Tüzel Kimlik Çalışma Grubunu eposta ile iletilebilir (daha fazla bilgi için aşağıda bağlantı verilmiş olan ‘Global Kimlikte Kesinliğe Bir Adım Daha Yakın’ (A Step Closer to Certainty in Global Identity) başlıklı makaleye göz atabilirsiniz).

Global etki: GLEIF, firmaları ve bunların müşterilerini MiFID II/MiFIR'a hazır olmak üzere mümkün olan en kısa süre içinde LEI almaya davet etmektedir

GLEIF, Avrupa Birliği (AB) tarafından revize edilen, yaklaşan Finansal Araç Piyasaları Direktifi (MiFID II) ve Düzenlemesi'ne (MiFIR) uymak zorunda kalacak olan piyasa katılımcılarını en kısa zamanda bir LEI edinmeleri konusunda uyarma çabalarını sürdürmüştür. LEI'nin zamanında alınamaması (şirket veya müşterisi tarafından), firmaların 3 Ocak 2018'den itibaren AB'de yürürlüğe girecek raporlama gerekliliklerine uyabilmelerini engelleyecektir. GLEIF, LEI tahsis işlemlerini daha da kolaylaştırmak amacıyla kurumların müşterilerinin LEI tahsis eden kurumların ağına erişebilmesine yardımcı olmalarını sağlayan "Kayıt Aracısı" konseptini hayata geçirdi.

Ticari işlem yerlerini, yatırım firmalarını ve aracıları kapsayan MiFID II ve MiFIR, 3 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe girecektir. Yasama girişiminde bulunan MiFID II/MiFIR, günümüze dek böyle bir zorunluluk altında bulunmayan birkaç önemli piyasa aktörünün LEI edinmesini gerektirir. MiFIR uyarınca yapılan işlem bildirimiyle ilgili olarak, Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (ESMA) yatırım şirketlerinin hizmet sağlamadan önce müşterilerinden LEI edinmesi gerektiğini ve böylece söz konusu müşteriler adına yürütülen işlemlerle ilgili bildirimde bulunma zorunluluğunun ortaya çıkacağını açıklamıştır.

LEI tahsis eden kurumlar, tüzel kişilerin LEI almalarına yardımcı olmaya ve Kayıt Aracısı olarak hareket etmek isteyen firmalarla işbirliği yapmaya hazır bulunmaktadır. Ancak kayıt işlemi 2017 yılının son çeyreğine kadar ertelenirse geçerli olacak MiFID II/MiFIR için LEI'lerin zamanında tahsis edileceğine dair garanti veremeyiz.

Kayıt Aracısı'nın rolü dahil olmak üzere daha fazla bilgi için, aşağıdaki bağlantılarda yer alan 6 Nisan 2017 tarihli GLEIF basın bültenine göz atabilirsiniz.

Bir blog yazısını yorumlamak isterseniz, lütfen yorumunuzu göndermek için İngilizce dilindeki GLEIF web sitesi blog işlevini ziyaret edin. Lütfen kendinizi adınız ve soyadınız ile tanıtın. Adınız, yorumunuzun yanında görünecektir. E-posta adresleri yayımlanmayacaktır. Lütfen tartışma panosuna erişerek veya katkıda bulunarak, GLEIF Bloglama Politikası şartlarına uymayı kabul ettiğinizi dikkate alın, bu nedenle lütfen dikkatlice okuyun.



Tüm önceki GLEIF Blog yayınlarını okuyun >
Yazar hakkında:

Stephan Wolf, Global Legal Entity Identifier Foundation'ın (GLEIF) CEO'sudur. Wolf, Ocak 2017 ile Haziran 2020 arasında Uluslararası Standardizasyon Örgütü Teknik Kurulu 68 FinTech Teknik Danışma Grubunun (ISO TC 68 FinTech TAG) Yardımcı Toplantı Organizatörü görevini üstlenmiştir. Wolf, Ocak 2017'de One World Identity tarafından Identity'de İlk 100 Lider'den biri olarak adlandırıldı. Veri operasyonları ve global uygulama stratejisinin oluşturulmasında geniş bir deneyime sahiptir. Kariyeri boyunca temel iş ve ürün geliştirme stratejilerinin ilerletilmesine öncülük etmiştir. Wolf, 1989 yılında IS Innovative Software GmbH'in ortak kurucularından biri olmuş ve ilk olarak bu şirketin yönetici direktörü olarak hizmet vermiştir. Daha sonra, bu şirketin halefi IS.Teledata AG'nin yönetim kurulunun sözcülüğüne atanmıştır. Bu şirket nihai olarak Interactive Data Corporation'ın bir parçası haline gelmiş ve Wolf CTO rolünü üstlenmiştir. Wolf, Frankfurt Am Main J. W. Goethe Üniversitesi'nden işletme yönetimi dalında lisans derecesine sahiptir.


Bu makale için etiketler:
Veri Yönetimi, LEI Haberleri, Borsa Dışı (OTC) Türevler, Politika Gereklilikleri, Standartlar, Düzenleme, Uyum, MiFID II / MiFIR